Veli köşesi İletişim
Deneme kötü geçti: Çocuğunuza ne demeli, ne dememeli?
Deneme kötü geçti; çocuk üzgün, siz de. İlk akşam ne demeli, ne dememeli? Sonuca ertesi gün nasıl bakılır, ne zaman yardım istenir?
Kezban Mercanlı eğitim koçu · 3 dakikada okunur
Deneme sonucu geldi ve iyi değil. Çocuk odasına kapandı ya da “Zaten yapamıyorum.” dedi. Sizin de canınız sıkıldı, belki biraz da kızdınız.
Bu çok normal. Deneme haftalarında birçok evde böyle bir akşam yaşanır. O akşam ne söylediğiniz, sonucun kendisi kadar önemli.
İlk akşam sonucu konuşmayın
Sonuç geldiği akşam ne çocuk sakin olur ne de siz. O akşam net, yanlış, eksik konu konuşmak çoğu zaman tartışmaya döner.
O akşam yalnızca şunu söyleyin: “Canın sıkıldı, biliyorum. Yarın birlikte bakarız.” Ağlıyorsa sarılın; başka bir şey söylemeniz gerekmez.
Önce siz sakinleşin. Kaygınızı eşinizle ya da güvendiğiniz bir yakınınızla konuşun; çocuğa taşımayın. O akşam eve geç gelen biri varsa kapıdan girer girmez “Kaç net?” diye sormasın. Onun da diyeceği aynı: “Yarın birlikte bakarız.” Anne ile babanın aynı şeyi söylemesi çocuğu rahatlatır. Bir gece beklemek hepinize iyi gelir.
Bir de sonucu sofrada, misafirin ya da kardeşin yanında açmayın. Anneanne, babaanne ya da komşu “Kaç net yaptı?” diye sorarsa kibarca geçiştirin: “Çalışıyor, emek veriyor.” Çocuğun neti, evin dışında konuşulacak bir şey değil.
Bu cümleleri söylemeyin
Sinirli bir akşam söylenen tek bir cümle, çoğu zaman o denemenin netinden daha uzun akılda kalır. Şunlardan uzak durun:
- Karşılaştırma: “Kuzenin kaç net yaptı?” “Sınıfta en düşük sen misin?”
- Damga: “Sen zaten matematiği yapamıyorsun.” “Tembelsin.”
- Küçümseme: “Bunda ağlanacak ne var?” “Abartıyorsun.”
- Hesap sorma: “Bunca masraf yaptık, sonuç bu mu?”
- Öfkeyle karar: “Telefonu alıyorum.” “Hafta sonu dışarı çıkmak yok.” Bir karar gerekiyorsa onu sakin bir günde verin.
Bunlardan birini söylediyseniz kendinizi yemeyin. Ertesi gün “Dün sinirliydim, öyle demek istemedim.” demeniz çok şeyi düzeltir.
Yerine ne söyleyebilirsiniz?
- Önce sorun, sonra dinleyin: “Sen ne düşünüyorsun? En çok nerede zorlandın?” Cevabını düzeltmeyin, yorum yapmayın; yalnızca dinleyin.
- Denemenin ne olduğunu hatırlatın: “Bu bir deneme, LGS değil. Bugünü gösteriyor, haziranı değil.”
- Emeği görün: Sonuç kötü olsa da çocuk bu hafta masaya oturduysa bunu söyleyin: “Bu hafta her gün çalıştın, ben onu gördüm.”
Konuşmak istemiyorsa zorlamayın. “Hazır olduğunda buradayım.” demeniz yeter.
“Ben bu sınavı kazanamayacağım.” derse tartışmayın. Hemen “Yok canım, kazanırsın.” diye de atlamayın; çocuk onu dinlemediğinizi düşünür. Şöyle deyin: “Bugün öyle hissediyorsun, anlıyorum. Hazirana kadar her ay bir deneme daha var. Birlikte bakarız.”
Şunu da aklınızda tutun: Matematik neti düşük geldiyse bu yalnızca sizin evinizde olan bir şey değil. 2026 LGS’de matematik sorularının ancak dörtte birinden biraz fazlası doğru yapıldı (MEB).
Aynısını iyi geçen denemede de yapın: Puanı değil, emeği övün. Böylece çocuk, sizin için netinden önce kendisinin geldiğini bilir.
Ertesi gün sonuca birlikte bakın
Ertesi gün sakin bir saatte sonucu birlikte açın. Puana değil, ders ders nete bakın. Önce iyi giden bir dersten başlayın: “Fende geçen sefere göre iki net artırmışsın.” Sonra zorlandığı derse geçin.
Çocuğunuz yanlış yaptığı soruların video çözümünü izlesin, siz yanında oturun. Soruyu sizin çözmeniz gerekmiyor; yanında olmanız yeter. Sonuca nasıl bakılacağını deneme sonucu yazısında adım adım anlattım.
Sonunda tek bir iş seçin: “Bu hafta yalnızca bu konuyu tekrar edeceğiz.” Kötü bir denemenin ertesi günü baştan ağır bir program kurmak çoğu zaman tutmaz. Tek iş, bir hafta. Bir sonraki denemede o konuya birlikte bakarsınız.
Bir de hedefe bakın. Belki hedef, çocuğun bugünkü yerine göre çok uzakta duruyor. O zaman her deneme ona bir başarısızlık gibi gelir. Hedefi basamaklara bölün: “Bir sonraki denemede matematikte iki net fazla.” Basamak koymak vazgeçmek değildir.
Ne zaman yardım istemeli?
Kötü bir denemeden sonra çocuğun birkaç gün canının sıkılması çok normaldir. Ama çocuğunuz haftalardır uyuyamıyor, yemiyor, hep tedirgin ya da kimseyle konuşmuyorsa, bu yalnızca deneme üzüntüsü olmayabilir. Böyle bir durumda önce okulun rehber öğretmeniyle konuşun; gerekirse o sizi bir uzmana yönlendirir. Görüşmek için okulu arayıp randevu isteyebilirsiniz.
Kendine zarar vermekten ya da ölmekten söz ederse beklemeyin: Aynı gün bir uzmana ulaşın, acil durumda 112’yi arayın.
Bu akşam çocuğunuza yalnızca şunu söyleyin: “Canın sıkıldı, biliyorum. Yarın birlikte bakarız.” Ertesi gün MEBİ’de “Deneme Sınavı Raporlarım” bölümünü birlikte açın. Sonuç orada; video çözümleri de deneme haftası bitince orada açılıyor. Nasıl girileceğini adım adım anlattım.